Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2009 Çarşamba

Petite hamiş Kourtney Kardashian

Source:http://officialkourtneyk.celebuzz.com/

Celebrity kardeşler içinde bence en büyükleri en güzelleri. Evet petite bir hatun ama bu petite' lik içinde kendine özgü bir stili var. 2 yıllık uzatmalı sevgilisi Scott Disick'ten bir erkek bebek bekleyen Kourt Aralık'ta doğuracak. Fazla kg almaması ve eski temposuna devam etmesi de harika. İlk resimde ise saclarının rengine bayıldım.

16 Ekim 2009 Cuma

Mim :)



Moda Gezegeni tarafından mimlendim. Bakalım neler sorulmuş;

1-Bloğuna neden bu ismi verdin?
Bloga başlarken ne tür bir blog olacağına karar vermemistim sonra karışık olsun dedim. İçinde yemek tarifleri de olacağı için başta iki isim düşünmüştüm; zencefilli tatları çok sevdiğim için zencefilli kurabiye ve sevimli geldiği için ayçöreği ama bu isimler alınmıştı. Ben de o zaman zencefille çöreği birleştireyim bari dedim :) Bir diğer neden de zencefil çok eski bir baharat ve kelime kullanımı itibariyle de zengin, ceşitli, çeşnili şeyleri çağrıştırıyor ki bunlar da blogumun içeriğine çok uyuyordu.

2-Blog yazarken star tribiyle istediğin,olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Hayır herhangi bir yerde yazabilirim ama önemli olan o anda keyfimin yerinde olması. Yazarken yanımda şöyle içecek hoş birşeyler olursa da güzel olur. Bir de mutlaka güzel bir müzik olmasını isterim sessizlikte yazmaktan pek hoşlanmıyorum.

3-En son satın aldığın garip şey?
Himmmm bir düşüneyim yok ben pek garip birşey almam. Genelde kullanılabilecek şeyler olsun isterim :)

4 -Şeker gibi olduğun anlar?
Alışverişten sonra, sevdiğim şeyleri yiyip içtikten sonra, süslenip püslenip aynada kendimi beğendigimde, sevdiğim dizi, film vs.yi izlerken bu liste uzayıp gider.

5-Arkadaşım artık sormayın şunları dediğin şeyler?
aklıma gelmiyor ama genelde herşeyi sorabilirsin, istediğime cevap veririm :)

6-Aynaya bakınca gördüğün?
It depends on how you look at it - Nasıl baktığına bağlı diye bağlasam :))

7-Kendini okutan blog dediğin?
Belli bir çizgisi olan, kendine özgü, taklit ve yapmacık olmayan bloglar

8-Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
her yerden çıkabilirim belli olmaz :)

Çizim:http://www.thatsfit.com/tag/fit-at-home

Ben de sevgili Ayse, Esra, Pelin ve Aybike'yi mimliyorum. Kolay gelsin :)

21 Haziran 2009 Pazar

21 Haziran en uzun gündüz ve Yaz'ın başlangıcı

Böyle bir yazıya güneşli pırıl pırıl bir resim yakışırdı ama ne yazık ki hava raporlarının da söylediği gibi burada şu ana kadar Haziran ayının nerdeyse tamamı yağmurlu geçti. İklim dengeleri değişiyor. 10 dk yağmur ardından 10 dk güneş. Gün içindeki hava döngüsü bu şekilde. Buna dayanarak artık bizim de nurtopu gibi bir tropikal iklimimiz var diyebilirmiyiz?

23 Nisan 2009 Perşembe

Mor Salkım

Bahar geldi derken son birkaç gündür havalar yine soğudu. Rastladığım mor salkım ağacı yakında bu soğukların da biteceğini düşündürdü bana.

9 Nisan 2009 Perşembe

Mahallemizin Drugstore'u yakında açılıyor mu?


For You isimli kozmetik marketler zinciri bir süredir yenileme amaçlı kapalı. Ucuz fiyatlarıyla ilgi gören dükkanın önündeki reklamda Drugstore başlığı dikkatimi çekti. Amerika'da Drugstore'lar içinde ilaç dışında kozmetik, deterjan, kırtasiye hatta kuru gıda olarak tabir edilen ürünlerin de satıldığı yerler. Bu ilanı görünce reçetesiz basit ilaçların eczane dışında veya nöbetçi eczaneye gerek kalmadan da bu tip marketlerden alınabileceğini düşündüm ama habere göre eczacılar birliği ilaçların eczane dışında satılmasına karşı. Vitamin zehirlenmesi veya fazla dozda aspirin kullanımının bile mide delinmesi vs. gibi yan etkileri olduğu düsünülürse reçetesiz ilaçların satılmasında yine de bilinçli bir tüketici profili gerekiyor.

29 Mart 2009 Pazar

Kanyon

Yine gri kapalı bir günde Kanyon'a gittik. Ortası açık biçimiyle kanyona benzemesinden bu ismi alan alışveriş merkezi değisik mimarisiyle göze çarpıyor.

Ortası açık aslında ama yer yer brandalarla kapalı yine de

Kış soğuğundan korumak için konulan camlar, ama çok fazla soğuğu kestiği söylenemez

Alışveriş merkezinden sinemaya geçişler

Starbucks'tan görünen güzel manzara

Starbucks'ın dışarıda oturanlar için ısıtıcı hizmeti :)

Ny Soho'yu hatırlatan minik corner

Geçen yaz ne kadar modaydı bu terlikler :)

22 Mart 2009 Pazar

21 Mart ilkbahar'ın başlangıcı ve günler uzamaya başladı..


Resim geçen seneden ama koymak istedim. 21 mart officially olarak ilkbaharın başlangıcı kabul ediliyor ve bu tarihten itibaren günler uzamaya başlıyor. Bir de havalar ısınmaya başlasa harika olacak ama daha birkaç gün önce kar bile yağdı. Yine de çevredeki ufak ufak açan çiçekler baharı müjdeliyor. :)

15 Mart 2009 Pazar

Rahmi Koç Müzesi Gezisi

Haliç'te Hasköy semtindeki müzeye Boğaz havası alalım diye deniz yoluyla gitmeyi tercih ettik ama havanın azizliğine uğradık. Vapurla gitmemizin bir anlamı kalmadı. Yağmurlu puslu gri bir hava vardı. Ben yine de dışarı çıkıp birkaç kare çekebildim. Üniversitedeyken seminer ve ödevler nedeniyle baya gezdiğimiz için iyi bildiğim Haliç taraflarında tekrar dolaşmak çok nostaljik geldi :) Havacılık, denizcilik, demiryolu, karayolu, iletişim, bilimsel aletler, model oyuncaklar gibi çeşitli sergileme temaları ile çok başarılı olan müze mutlaka görülmeli. Deniz kıyısındaki tarihi vagonla Hasköy'den Sütlüce'ye 14 dakikalık nostaljik bir yolculuk yapılabilir. Müzenin karşı tarafında yer alan çadırda ise imax'vari planeteryum keşif küresi olarak hizmet veriyor.

Puslu Haliç



Nyc'deki deniz taksilerini hatırladım



Hasköy'e yaklaşırken arkada tarihi Fener Rum patrikhanesi ve önde Fener vapur iskelesi


Müzeye yaklaşırken



Küçük şirin Hasköy iskelesi



Denizaltı ve yanında Fenerbahçe vapuru



Uçagın içi gezilebiliyor



Nostaljik serçe :)



Kırmızı anadol :)



Arçelik'in kafamıza kazınan robotu



Bilgisayar aleminin tarihçesi ve sağ üst tarafta disket şeklinde bilgi levhaları


Zeytinyağı üretim atölyesinin girişi



2 sene oncemiydi bu inekler İstanbul'un her tarafında karşımıza çıkıyordu gerçi ben burada değildim ama :)


Ücretsiz olan bu trenle müzeden Sütlüce'ye nostaljik kısa bir gezi yapılabiliyor



Müzenin karşı tarafındaki keşif küresi

28 Şubat 2009 Cumartesi

İstinye Park Mall


Sevgili Bir Dut Masalı 'nda gördükten sonra Istanbul'a geldigimde mutlaka gitmeliyim dediğim İstinye park mall'a arkadaşım Saba ile gittim sonunda. Oldukça büyük bir alana yayılmış olan alışveriş merkezini gez gez bitiremedik neredeyse. Kapalı ve açık alışveriş merkezi konseptini birlikte taşıyan İstinye park'ta Gap, Guess, Calvin Klein, Nine West, Dkny, Banana Republic, U.S.Polo, Rainforest cafe gibi birçok Amerikan markası da mağazalarıyla yer alıyor. En alt kattaki İstinye pazarı da mutlaka görülmeli :)




16 Ocak 2009 Cuma

17 Aralık 2008 Çarşamba

Vending Machines

Resim: http://www6.miami.edu/UMH/CDA/UMH_Main/

Diyelim ki dışardasınız aniden kan şekeriniz düştü, kahvaltı yapmadan işe geldiniz, iş yerindesiniz ve öğle yemeği için dışarı çıkmak istemiyorsunuz vaktiniz yok yada şehir dışında bir yerlere gittiniz etrafta yiyecek birsey bulamadınız. Yada başınız ağrıyor yanınınızda ağrı kesici ilacınız yok.

Bu makinalar imdadınıza yetişiyor. Cips, hazır kurabiye, kek, kraker, dondurma, cikolata, gofret, popcorn, sakız, su ve çeşitli içecekler ile soğuk sandöviç hatta pizza ve mac and cheese (peynirli makarna) gibi yemekler ile bazı ilaçlar verdiği hizmetler arasında. Kitap, oyuncak, şemsiye hatta ipod verenleri bile var. :)

Vending makinalar minimum 1 dolar veya bozuk parayla çalışıyor. Okullar, oteller, hastaneler, sinemalar, işyerleri, benzin istasyonları bu vending makinalarının başlıca bulunabildiği yerler. Bazen parayı yutması yada istenilen ürünün sıkışması dışında hayatı büyük ölçüde kolaylaştırmakta. :)

12 Aralık 2008 Cuma

Tr'dan alıştığımız markalar ve buradaki muadillleri :)


Update etmek adina bu yaziyi yeniden yayimlamak istedim. Amerika'ya ilk geldiğimiz zamanlarda markete gittiğimde Tr'dan alıştığım bildigim ürünleri ararken, en azından aynı ürün olmasa bile farklı isim altında aynı ürünü bulma çabasıyla gözlerim yorulurdu. Şimdi artık bu kadar zaman sonra bunları keşfedince buraya yeni gelenlere veya burada yaşayıp da henüz keşfetmemiş olanlara yardımcı olmak amacıyla bazılarını yazmak istedim. Eksik olanlar varsa yazın ekleyeyim.

Bu ürünler Tr'da da aynı ambalaj ve isimle mevcut:

-Head and Shoulders saç bakım ürünleri
-Loeral bakım ürünleri
-Nivea bakım ürünleri
-Olay bakım ürünleri
-Pantene pro v saç bakım ürünleri
-Dove bakım ürünleri
-Lipton çay (Tr'daki çeşitlerinin hepsi burada yok. Daha çok yeşil çay ve bitki çayları mevcut)
-Ben Jerry's dondurma
-Haagen Dazs dondurma
-Vicks sağlık ürünleri
-Trident sakız
-Koleston saç boyası
-Pringles cips
-Maxwell kahve
-Nescafe (ancak burada daha çok Classic olanı yaygın Gold olanına az rastlanıyor. Bir ihtimal burada çoğunlukla kahveye süt konuluyor bu nedenle olabilir.)
-Gillette traş ve bakım ürünleri
-Discreet kadın pedi
-Herbal Essences saç bakım ürünleri
-Johnson's bebek bakım ürünleri
-Colgate ağız bakım ürünleri
-Oral B ağız bakım ürünleri
-Lady speed stick deodorant
-Palmolive duş jeli ve el sabunları
-Protex antibakteriyel sıvı el sabunları
-Ariel çamaşır deterjanı
-Ajax bulaşık deterjanı
-Lays cips
-Dr.Oetker puding ve bazi urunleri

Bu ürünler Tr'da yaklaşık aynı ambalaj ve renklere sahip olmakla birlikte isimleri farklı:

-İpana - Crest diş macunu
-Prima -Pampers çocuk bezi
-Orkid - Allways/Alldays kadın pedi
-Calgonit - Electrasol bulaşık makinasi deterjanı (Calgonit'in her ürünü burada yok. Mesela bulaşık makinası kokusu yok veya buradaki makinelerde tuz koyma olayı yok.)
-Alo - Tide çamaşır deterjani
-Yumos - Snuggle
-Pert - Rejoice şampuan
-Tefal - T-fal ev gereçleri
-Danone - Dannon yoğurt ve süt ürünleri

Benzer Urunler

-Potibor buskivi - Graham kraker

4 Aralık 2008 Perşembe

Amerika'da çamaşır yıkamak :)

Evet başlık garip gelebilir belki ama bu başlığı görenler ve burada yaşayanlar şöyle bir tebessüm ettiler simdi. Neden mi? Çünkü burada çamasırlar eğer müstakil bir eviniz yoksa yada oturduğunuz daireye koymak yasaksa-zaten binada bu iş için bir çamaşır odası olduğu ve eski binalarin bu makinaların elektrik sistemlerine uygun olmamasından dolayı- kolektif bir şekilde yıkanıyorda ondan. Şöyle ki ortalama sayılabilecek bir apartmanda oturuyorsanız genellikle binanın bodrum veya zemin katında bir çamaşır odası oluyor. Bazen her katta birer çamaşır odası olduğu da oluyor. Bu demek değil ki Amerika'da her apartman böyle ama genel olarak bu şekilde. Günümüzde lüks sayılabilecek veya yeni inşa edilen binalarda da artık dairelerde-Ikea'nın çamaşır odası konsepti şeklinde-bağımsız çamaşır odaları bulunuyor.

Herşeyin olduğu gibi bu ortak yıkamanın da avantaj ve dezavantajları var tabi ki.

Avantajları;
-Makine elinizin altında olmadığı için zırt pırt çamaşır çıkarma durumunuz olamıyor, dolayısıyla giysilerinizi ekonomik bir şekilde kullanmaya mecbur kalıyorsunuz, kirlense de hemen çamaşır sepetine atamıyorsunuz sonuçta ucu yine size dokunacağı için :)
-Giysiler çok sık yıkanmadığı için daha az eskiyor.
-Su, elektrik ve deterjan tasarrufu oluyor.

Dezavantajları;
-Çamaşır yıkama odası daire dışında olduğu için çamasır yıkama ihtiyacı belirdiğinde çamasırlarınızı hemen makinaya yükleme lüksünüz yok bunun icin birtakım ön hazırlıklar yapmanız gerekli. Önce giyinmeniz-yataktan kalktığınız gibi mesela pijamalarla veya salaş bir şekilde gitmek istemiyorsanız-en azından bakımsız görünmemek adına kendinize bir çekidüzen vermeniz gerekiyor.
-Çamaşırları, deterjan vs.yi unutmamak üzere kapının önüne yığmanız. :)
-Makinalar ortak kullanıldığı için hijyen konusu kafanıza takılabiliyor ama yüksek sıcaklıkta yıkayan yıkama programını düşünerek ve ardından kurutucuda kururken bir kez daha dezenfekte olacağını düşünerek kendinizi rahatlatmaya çalışıyorsunuz.
-Bütün bu işleri yapmak için toplamda en az 3 kez gidip gelmek zorundasınız. İlkinde kirli çamaşırları yüklemek, ikicisinde boşaltmak ve kurutucuya yüklemek ve son gidişte de kurutucudan alıp eve getirmek.
-Kurutucu dedim evet. Burada balkonlara çamaşır asma geleneği yok-müstakil eviniz varsa tabi ki arka bahçenizi kullanabilirsiniz bu iş için-.Nedeni muhtemelen görüntü kirliliği oluşturmasın diye. Ama bu demek değil ki bir çamaşır askısı alıp evinizin icinde kurutamayacaksınız. Elbette bu da bir diğer yöntem. Ama bol miktarda çamaşır yıkadıysanız bu teller de yetmeyecektir çoğu zaman. Kurutucuda halletmek daha pratik gelecektir.

Herkese mis kokulu tertemiz bir çamaşır günü diliyorum...:)

8 Kasım 2008 Cumartesi

Sonbahar


Sonbahar tam anlamıyla geldi sonunda. Balkonumuzdan görünen manzara bu. Zaten bütün mevsim geçişlerini sadece bu ağaçtan bile takip etmek mümkün :) Resmi çektiğim anda yağmakta olan tatlı bir yağmur da bu görüntüye eşlik etmekteydi. Her sene bu mevsimde yapmayı planladığımız foliage trip'i bakalım kış tam anlamıyla gelmeden gerçekleştirebilecekmiyiz. Havalar ise-pastırma yazının tam tarihlerini hatırlayamadım şu an ama bu aralar olmalı-pastırma yazı olarak tabir edilen şekilde belli bir sıcaklığın altında değil bu aralar. Sonbahar benim en sevdigim mevsimdir. Nedense ben kapalı, serin, yağmurlu ve karlı havaları daha çok severim. Hele pencere önünde elimde sıcak kahvem veya çayımla lapa lapa yağan karı veya yağmuru izlemenin keyfi bambaska.

21 Ekim 2008 Salı

New Jersey Kazları


Resimdekiler uçan kazlar. Evet evet bir zamanlar çizgi filmi de olandan. :) Burada vahşi hayvan olarak kabul ediliyorlar. Sokaklarda bunlardan görmek burası için son derece doğal. Hem karada hem de suda yaşıyorlar. Orijini Kanada kazları. Taze çim ve suyun olduğu alanları seviyorlar. Boyutları kedi ile köpek arası yani büyük sayılır. Ancak insana son derece alışkınlar. Yuvalarına saldırmadıkça pek bir zararları yok gibi görünmekle birlikte her an saldırmaya hazırmış gibi baktıkları için yanlarından geçerken insan ürküyor. Tek yaptıkları yanlarından geçerken dik dik bakmak. Resimde görülen maket bu kazların doğal düşmanı olan kutup tilkisi, onları bir nebze olsun uzaklaştırmak için konulmuş ama resimden de anlaşılacağı üzere pek etkilenmişe benzemiyorlar. :)

29 Eylül 2008 Pazartesi

Hoşgeldin Sonbahar


21 Eylül official olarak sonbaharın başlangıcı. Balkabakları ortaya çıkınca sonbaharın geldiği daha iyi anlaşılıyor. Aslında resimde görülen balkabakları Ekim ayının sonunda yapılan Halloween kutlamaları için. Ama şimdiden yerlerini aldılar mağazalarda. Yine bu serinleyen havalar paralelinde içilmeye başlanan sıcak bol tarçınlı, elmalı, pumpkin spice'lı, zencefilli kahveler çaylar da bu mevsimin gelişini müjdeliyor. Burada henüz yapraklar dökülmedi ama etraftaki bu cümbüş bile sonbahar heyecanını hissettirmeye yetiyor. Keyifli bir sonbahar dileğiyle Halloween eğlencelerini ayrı bir yazıya bırakıyorum.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails